• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • İLÇELER
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ÖZEL HABER
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • VEFAT EDENLER
  • ASAYİŞ YAŞAM
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. MAHMUT TOPTAŞ
  3. YA BUNLAR OLMASAYDI BEN NE YAPARDIM?
Yayınlanma: 20 Mayıs 2025 - 10:20

YA BUNLAR OLMASAYDI BEN NE YAPARDIM?

20 Mayıs 2025 - 10:20
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
YA BUNLAR OLMASAYDI BEN NE YAPARDIM?
MAHMUT TOPTAŞ

İstanbul dışında bir ilde, 94 yaşında bir pir-i faniyi ziyarete gittim.

Torunlarından 7 yaşlarında birine sordum, “İçerde” dedi ve içeriye götürdü.

Koltuğa uzanmış, gözlerini kapatmış halde gördüm.

Selam verdim, gözlerini açtı, selamımı alırken kalkmaya başladı.

Oturur hale geldi, koltuğun dibinde sehpa, sehpanın üzerinde Mushaf, açık duruyor.

Önce Mushaf’ı kapattı, ayağa kalktı ve kucakladıktan sonra ben ellerini öptüm.

“İçeri mi, dışarı mı” dedi, ben de onun dışarıyı sevdiğini bildiğimden “dışarı” dedim.

Marangoz olduğundan, balkonunu gönlüne göre güzel ve mutluluk dağıtma yeri yapmış.

Almanya’ya işçi olarak gitmeden önce geçimini marangozlukla sağlarmış.

Köyün bütün evlerinin kapısı, penceresi, buğday sandığı, un sandığı onun elinden geçmiş.

Köyün camisinin işlerini ve parası olmayan ama kerestesi olan fakirlerin işlerini de parasız yapmış.

1965 yılında Avrupa’ya işçi olarak gitmiş.

Oturma iznini aldıktan sonra kimyasal maddeyle uğraşan işyerlerinde çalışmamaya dikkat etmiş.

Ücreti az olan ama zehirsiz fabrikaları tercih etmiş.

Bulunduğu şehirde Müslümanların Türklüğüne, Araplığına bakmadan, yaptırdıkları camilerin mihrab, minber, kürsi ve diğer ahşap işlerini yapabileceğini ancak şu şu aletleri alırsanız ben haftanın tatil günlerinde, her gün mesaiden sonra çalışarak yaparım, ücret almam ve kime yaptıracaksanız onun istediği ücretin yarısına mal ederim” deyip Avrupa’da dört tane caminin ahşap işlerini tamamlamış.

Beni evimden alıp yine eve getirme tekliflerini kabul etmedim.

Sevabımı azaltmamaya çalıştım, bir de almak için gelenlerin zamana dikkat edemeyeceklerini bildiğimden onlara da geciktiklerinde kızmamak için, “Ben kendim gelir ve kendim dönerim” dedim.

Hiçbir zaman grup ayrımı yapmamış.

Tanıdığı tanımadığı kim olursa olsun “cami yapacağız” demişse hemen “tamam” demiş ve yapmış.

Onlara yeniden aletleri aldırmamış ve ilk yaptığı camideki malzemeleri alıp getirmelerini sağlamış.

En önemli isteklerinden biri ve birincisi, içine kimyasalın girdiği sunta, suntalam, kontrplak MDF… gibi malzemelerle çalışmayacağını,

Özbeöz çam, ardıç, laden, katran, kayın, ceviz… gibi ağaçlarla çalışacağını,

Söylediğini kabul edenlerin grubuna bakmadan işlerini yaptığını

Ve aldığı havanın tabii olmasına dikkat ettiğini söyledi.

Köyünde yalnız çam ve ardıç ağacı olduğundan, on beş yıl çam ağacı kokusuyla kıt-kanaat geçinirken de…

Temiz havaya ve fazla kendini yormamaya,

Kafaya bir şey takmamaya dikkat ettiğini söyledi.

Köyde iken işimle zamanım geçerdi.

Beş vakit namazımı camide kılardım.

İnsanların yüzünü camide gördürdüm ve bir de evimin bir odasını marangozhane yaptığım yere gelenlerle görüşürdüm.

Bu marangozluk mesleği, Avrupa’da bana yine hep Müslüman yüzü gösterdi.

Dört camide atölyemi caminin tam kubbesinin altında ve en ışıklı yerde kurardım.

Çalışma aletlerim ve benim yönüm, kıbleye doğru çalışırdım.

Kıbleye dönük çalışırken mihrap, minber ve kürsi yerlerini de görerek çalışırdım.

İşimi bitirinceye kadar gelip gidenlerin hepsi Müslüman olduğundan içim hep huzurlu olurdu.

Mesai saatlerinde çoğunlukla Hıristiyan yüzü görmekten bıkar akşam olsa da Müslüman yüzü görsem ve kasavetimi kaldırsam hasretini çekerdim.

“Şimdi çocuklarım ve torunlarım benim hayat suyum, huzur kaynağım” diyor.

Şehirde haftada bir gün semt pazarı onun evinin önünde kurulmaya başlayınca, o da haftada bir günlüğüne açık olan tuvalet yapar ve o gün semt pazarı esnafının oraya yakın olanları ihtiyaçlarını oradan karşılarlar.

“Ücreti, temiz bırakmak”tır.

Avrupa’dan emekli parasıyla, birkaç aileye de yardıma devam ediyormuş.

“Bu namazla, Kur’an okumak olmasa ne olurdu bizim halimiz” diyor.

“Vücudumda ağrı, sızı hiçbir şey yok. Ancak ihtiyarlığın sebep olduğu dermansızlık var.

Kendi ihtiyaçlarımı kendim karşılıyorum.

Dışarı çıkıp gezemiyorum.

Sabah namazından sonra yatıyorum.

Kuşluk namazımı kılıyorum.

Ardından Kur’an okuyorum.

Öğle namazımı kılıyorum, ardından Kur’an okuyorum.

Her namazın ardından Kur’an okuyorum.

Dünyam, namaz kılmak, Kur’an okumak, torunların cıvıltısını dinlemek, gelen dostlarla sohbet etmek.

Ya bunlar olmasaydı ben ne yapardım?

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • İMAN TAZELEYELİM - 18 Nisan 2026
  • KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM - 26 Mart 2026
  • EĞLENİYORLARMIŞ - 18 Mart 2026
  • BİZ AYRILAMAYIZ - 14 Mart 2026
  • MÜSLÜMANIN HER SANİYESİ İBADETTİR - 09 Mart 2026
  • DEĞERLİ OLANIN DÜŞMANI ÇOK OLUR - 03 Mart 2026
  • YÖRÜK OĞLUNUN BAŞARISI - 26 Ocak 2026
  • NE OLACAK? - 27 Aralık 2025
  • KENDİNİZE YAZIK EDİYORSUNUZ - 19 Aralık 2025
  • KORKUYU KORKUTMAK GEREK - 08 Aralık 2025
  • PAPALAR SEMBOLİKTİR - 02 Aralık 2025
  • ANTİKALAR VE İNSANLAR - 27 Kasım 2025
  • HEPİMİZ "ÇIPLAK UYARICIYIZ" - 22 Kasım 2025
  • SUYUMUZU BULANDIRAN ARANIYOR - 11 Kasım 2025
  • MÜMİNLER HER SÖZÜ DUYARLAR, EN GÜZELİNE UYARLAR - 05 Kasım 2025
  • SENİN HAYATINI KİM BİTİRECEK? - 25 Ekim 2025
  • ADALET DEYİNCE - 20 Ekim 2025
  • İNSANDAN KORKMAYIN - 14 Ekim 2025
  • ZORBA ANCAK ZORU GÖRÜNCE KORKAR - 06 Ekim 2025
  • GERİDE İZİMİZ, SESİMİZ, ESERİMİZ KALSIN - 01 Ekim 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 58
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
İMAN TAZELEYELİM
MAHMUT TOPTAŞ
İMAN TAZELEYELİM
BİR ŞEY DEĞİŞİR, HER ŞEY DEĞİŞİR
GÜNDOĞDU YILDIRIM
BİR ŞEY DEĞİŞİR, HER ŞEY DEĞİŞİR
SULTAN AKBULUT
SULTAN AKBULUT
BİR YILI DAHA ESKİTTİK
ULVİ EMRE
ULVİ EMRE
EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI METNİ
HASAN BARAN
HASAN BARAN
KÖKSÜZ KALMAK
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MİSAFİR KALEM
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MUSTAFA UYSAL
MUSTAFA UYSAL
GARANTİ...
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
YUNUS TURAN
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
OSMAN NURİ KOÇAK
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
MUZAFFER CAN
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
Yılın son kahvesi
ÇOBAN ATEŞİ
Yılın son kahvesi
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
AHMET KÜÇÜKCİCİBIYIK
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
MUZAFFER KARAOĞLU
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
Ana Sayfa
EĞİTİM
EKONOMİ
GÜNCEL
İLÇELER
KÜLTÜR-SANAT
ÖZEL HABER
SAĞLIK
SİYASET
SPOR
VEFAT EDENLER
ASAYİŞ
YAŞAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Doğal Ürünler