• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • İLÇELER
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ÖZEL HABER
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • VEFAT EDENLER
  • ASAYİŞ YAŞAM
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. MAHMUT TOPTAŞ
  3. "YA BUL, YA İSTİFA ET"
Yayınlanma: 22 Mayıs 2025 - 10:04

"YA BUL, YA İSTİFA ET"

22 Mayıs 2025 - 10:04
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
"YA BUL, YA İSTİFA ET"
MAHMUT TOPTAŞ

“İslam âlemi” deyince aklımıza gelen ülkeler hangileridir?

Müslümanların çoğunluğu doğuda mı batıda mı?

Kanuni Sultan Süleyman’ı bildiğimiz kadar Babür Şah’ı biliyor muyuz?

1483’te Fergana’da doğan 1530’da Hindistan’da kurduğu devletin başkenti Agra’da vefat eden, kurduğu devlet, İngilizlerin 1858’de Hindistan’ı işgal edinceye kadar devam eden devleti kurmuş.

Timur’un torunu, devlet başkanı, çok iyi bir Hanefi fakihi/âlimi, Zahiruddin Muhammed Babür Şah  (1483-1530) Hindistan da bir devlet kurmuş.

Taç Mahal gibi sanat eserleriyle kanaviçe işler gibi işlemişler ve her eve su şebekesi gibi adalet dağıtmışlar.

Tac Mahal gibi, Kutub Minare gibi, Karta Mescidi gibi, Kızıl Saray gibi dünyanın en önemli eserlerini yapan, Hanefi fıkhıyla dokuz yüz yıl ülkeyi yöneten değerli insanların torunlarına yardım elini uzatıversek.

Osmanlı ecdadımızın Viyana’ya vardığını bilmeyenimiz yok ama Gazneli Mahmud’un, Timur’un, Babür Şah’ın Hint’e, Sind’e kadar gittiğini fazla bilmeyiz.

Şu anda Pakistan ve Bangladeş’te 400 milyon Müslüman varsa hep onların gayretiyle olmuştur.

Hindistan’da 300 milyon Müslüman, onların vesilesiyle gerçekleşmiştir.

Çin’de Çin ırkından 150 milyon Müslüman, onların etkisiyle İslam’dan haberdar olmuşlar.

Aşılmaz Çin setleri, İslam’ın nuruna engel olamamış.

Endonezya’da 250 milyon Müslüman’da yine onların etkisi var.

2009 yılında Hindistan’da Afgan asıllı, Arapça ve İngilizceyi ana dili gibi konuşan Ezher mezunu, “Milli Gazete” adı altında İngilizce gazete çıkaran rehberimize, “Babür’ün neslinden hiç kalan yok mu?” dediğimde,

“İngilizler merkezi yönetimde bulunan on binlerce Türk-Moğol yöneticilerin beşikteki çocukları dâhil, hiçbir kişi bırakmamışlar. Ben, Delhi’de üç dört aile olduğunu duydum ama görmedim.

Bunlar da o günden bu güne kadar tanınmamak için ticari iş yapmamışlar, hiçbir okula kayıt yaptırmamışlar.

Fakirliğin ve cahilliğin en alt çizgisinde bir hayat yaşıyorlarmış” dediğinde o günkü seyahatimizin hiçbir yerinden zevk almadım.

Delhi’deki Türk Büyükelçiliği’ne zaman ayırma imkânımız olmadı.

Ama rehberimize, “Elçiliğe git ve bu bilgileri ver. Onlar arasınlar ve bulsunlar” dediğimde, “Türk Büyükelçiliği’nin bu güne kadar Müslümanların hiçbir etkinliğine katıldığı görülmemiştir, duyulmamıştır” diye cevap verdi.

Ne olur, bu insanlar bulunsalar ve karınlarını doyuracak bir yardımda bulunsalar ve sonra yapabilecekleri bir iş konusunda önderlik yapıverseler.

Nedendir ben bilemiyorum, bugün bile, gazete ve televizyonlarımızda, doğudan bir tek olumlu veya olumsuz haber verilmez.

Hâlbuki dinimiz İslam, kişilerin doğulusuna, batılısına, parasına, sanatına, ırkına, rengine, etkinliğine, rütbesine, ününe, ununa… bakarak değil, onları insan olarak görür ve ona göre değer verir.

İslam alimleri tarafından beşinci halife kabul edilen Ömer bin Abdülaziz (d: 680 ö: 101-720), elçiyi dinledikten sonra, “Zayiat var mı?” diye sorunca elçi, “Bir adamcağız bineğinden kar üzerine düştü ve öldü” deyince, Ömer, (Allah ona rahmet eylesin) “Adamcağız, adamcağız haaa!” dedikten sonra:

“Allah’a yemin olsun ki, Müslümanlardan bir tek adam, bana bütün bir Rum diyarından ve onların sahip olduklarından daha sevimlidir” der.  (Ebu Nuaym, Hılyet’ül Evliya, Dolabi, el-Razi el-Esma ve-l Küna, Hicri dördüncü arsın başlarında yaşamış.)

Ömer bin Abdülaziz, o komutanı, adıyla söylemediğinden ve de, “Ruceyl/Bir adamcağız” dediğinden dolayı, görevden almıştır.

Dışişleri Bakanlığı, Hindistan Elçimize Adnan Menderes’in Paris Büyükelçisi’ne dediği, “Ya bul ya istifa et” sözü kuvvetli bir dille söylenmeli.

“Merhum Adnan Menderes, 1952 yılında NATO toplantısı için Fransa’ya gider.

Bir ara Paris (Fransa’daki Türk) Büyükelçisi’ni yanına çağırarak;

– “Osmanoğulları ailesinin Paris’te yaşıyor olması gerek. Bunlar ne yer, ne içer, ne ile geçinir?” diye sorar.

Büyükelçinin hanedan hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını gören Menderes, büyük bir hayıflanma içerisinde:

– “Sana 24 saat mühlet! Ya Osmanlı ailesinin adresi ile ya da istifanla gelirsin” der. Bir müddet sonra büyükelçi adresle gelir.

Hanedanın ziyaretine giden Menderes, gördükleri karşısında çılgına döner.

Devlet-i Âliye’nin ulu Hakanı Sultan Abdülhamid Han’ın, 80 yaşındaki hanımı Şefika Sultan, 60 yaşındaki kızı Ayşe Sultan ve diğer Osmanlı hanımları, Paris yakınlarında bir bulaşıkhanede Fransızların bulaşıklarını yıkamaktadırlar.

Menderes gözyaşlarını tutamaz. Şefika Sultan’ın ellerine sarılır ve:

– “Anne ne olur affet bizi, geç geldik” der.

Ayşe Sultan sürgünden otuz yıl sonra gördüğü bu vatan evladına:

– “Sen kimsin?” diye sorar. Menderes de:

– “Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanıyım” der.

– “Ben başbakanım” sözünü duyan koca sultan, sevinçten öyle bir çığlık atar ki, kalbi duracak gibi olur, bayılır.

Menderes Türkiye’ye döner dönmez, doğruca Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a çıkar.

– “Osmanlı hanımlarını bulaşık yıkarken gördüm. Onların Türkiye’ye dönmeleri için af kanunu çıkaracağım“ der. Celal Bayar da:

– “Adnan Bey sus! Sakın bu konuyu bir daha başka yerde açma, malum gazeteler tahrikiyle, silahlı kuvvetlerin içindeki cunta Türkiye’de ihtilal yapar” der.

Menderes cebinden çıkardığı bir mektubu masanın üzerine bırakarak dışarı çıkar.

Mektupta şunlar yazılıdır:

– “Analarının ve babalarının Fransa’da hizmetçilik yaptığı bir ülkenin başbakanı olmaktan utanç duyuyorum, istifamın kabulünü arz ederim.

Adnan Menderes.”

Menderes’in istifadan vazgeçmesi için epeyce uğraşılır ve hanedan hanımlarının yurda dönmelerine izin verilmesi şartıyla, Menderes istifadan vazgeçer.”

NOT: Bu haberin en eski tarihli yayınını 1990, Vehbi Vakkasoğlu’na ait olduğunu internetten öğrendim.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • İMAN TAZELEYELİM - 18 Nisan 2026
  • KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM - 26 Mart 2026
  • EĞLENİYORLARMIŞ - 18 Mart 2026
  • BİZ AYRILAMAYIZ - 14 Mart 2026
  • MÜSLÜMANIN HER SANİYESİ İBADETTİR - 09 Mart 2026
  • DEĞERLİ OLANIN DÜŞMANI ÇOK OLUR - 03 Mart 2026
  • YÖRÜK OĞLUNUN BAŞARISI - 26 Ocak 2026
  • NE OLACAK? - 27 Aralık 2025
  • KENDİNİZE YAZIK EDİYORSUNUZ - 19 Aralık 2025
  • KORKUYU KORKUTMAK GEREK - 08 Aralık 2025
  • PAPALAR SEMBOLİKTİR - 02 Aralık 2025
  • ANTİKALAR VE İNSANLAR - 27 Kasım 2025
  • HEPİMİZ "ÇIPLAK UYARICIYIZ" - 22 Kasım 2025
  • SUYUMUZU BULANDIRAN ARANIYOR - 11 Kasım 2025
  • MÜMİNLER HER SÖZÜ DUYARLAR, EN GÜZELİNE UYARLAR - 05 Kasım 2025
  • SENİN HAYATINI KİM BİTİRECEK? - 25 Ekim 2025
  • ADALET DEYİNCE - 20 Ekim 2025
  • İNSANDAN KORKMAYIN - 14 Ekim 2025
  • ZORBA ANCAK ZORU GÖRÜNCE KORKAR - 06 Ekim 2025
  • GERİDE İZİMİZ, SESİMİZ, ESERİMİZ KALSIN - 01 Ekim 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 58
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
İMAN TAZELEYELİM
MAHMUT TOPTAŞ
İMAN TAZELEYELİM
BİR ŞEY DEĞİŞİR, HER ŞEY DEĞİŞİR
GÜNDOĞDU YILDIRIM
BİR ŞEY DEĞİŞİR, HER ŞEY DEĞİŞİR
SULTAN AKBULUT
SULTAN AKBULUT
BİR YILI DAHA ESKİTTİK
ULVİ EMRE
ULVİ EMRE
EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI METNİ
HASAN BARAN
HASAN BARAN
KÖKSÜZ KALMAK
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MİSAFİR KALEM
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MUSTAFA UYSAL
MUSTAFA UYSAL
GARANTİ...
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
YUNUS TURAN
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
OSMAN NURİ KOÇAK
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
MUZAFFER CAN
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
Yılın son kahvesi
ÇOBAN ATEŞİ
Yılın son kahvesi
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
AHMET KÜÇÜKCİCİBIYIK
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
MUZAFFER KARAOĞLU
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
Ana Sayfa
EĞİTİM
EKONOMİ
GÜNCEL
İLÇELER
KÜLTÜR-SANAT
ÖZEL HABER
SAĞLIK
SİYASET
SPOR
VEFAT EDENLER
ASAYİŞ
YAŞAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Doğal Ürünler