• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • İLÇELER
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ÖZEL HABER
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • VEFAT EDENLER
  • ASAYİŞ YAŞAM
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. MAHMUT TOPTAŞ
  3. TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER
Yayınlanma: 18 Haziran 2026 - 12:51

TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER

18 Haziran 2026 - 12:51
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER
MAHMUT TOPTAŞ

Hani, bin tane şoför, kırmızı ışığı görse ne olur? Hepsi du¬rurlar değil mi?

Hâlbuki bunların birbirleriyle bağlantısı yok ve hiçbiri diğerini tanımaz ama trafik kanunu öylesine yer etmiş ki, onlar da, kırmızı ışığı gördüğünde hepsi birden duruyor.

Refleks haline gelmiş, duruyorlar.

Beş vakit namazını kılan Müslümanlar, Endonezya’dan, Japonya’dan, Litvanya’dan, Senegal’den İskoçya’ya ve özetle tüm dünyada ezan okunduğu zaman beş vakit namazlarını kılarlar.

Ramazan ayı gelince, hepsi dünyanın yuvarlak olması nedeniyle bir gün arayla oruç tutarlar.

Her sene aynı günde Arafat’ta vakfeye dururlar, Mescid-i Haram’da tavafta berber olurlar.

İnşallah çok yakın bir zamanda bütün haramlardan uzaklaşmak, helal yollardan ihtiyaçlarını kazanmaya başlarlar.

Hayatımızın kurallarını dinimiz İslam düzenler.

İnsanın hayat kurallarını tanımadığı insanlara bırakırsa adaleti kovboy belirler ve 25 milyon Kızılderili’yi kanunlara göre öldürdüğünden onların öldürülüş şekillerinden bile para kazanmak için Kovboy-Apaçi savaşları adı altında binlerce film bile çevirdiler yüzü bile kızarmadan.

Birleşmiş Milletler’i esir alan, Gazze’de yetmiş beş bin Müslüman’ı şehit eden, Netanyahu mu dünyanın harp hukukunu yazacak?

Dünya insanları dünyayı, insanları yaratanın, insanların aklını kalbini, kanını… 24 saat çalıştıran Allah celle celalühün hukukuna muhtaçtır.

İşte bizim bütün düşüncemizi, tepkimizi, sevgimizi ve nefretimizi, “Allah için sevmek, Allah için buğuz et¬mek” kuralını yeşil ışıkta geçmek, kırmızı ışıkta durmak gibi herkesin gönlüne yerleştirebilsek, nelerden hoşlana¬cak, nelerden nefret edecek, bunu insanlara tam olarak anlatırsak; biri Kadıköy’de biri Levent’te, biri de Bakırköy’de olsun, biri Japonya’da, biri Patagonya’da ol¬sun, televiz¬yondan bir haber dinlediklerinde aynı anda “aferin” di¬yebilsin, aynı anda “Allah ıslah etsin” diyebilsin.

Birbirlerinden hiç haber olmadığı halde aynı anda aynı şekilde hareket edebilenlerin kül¬tür birliği dediği şey bu.

Bunu sağlamak gerekiyor. Bunu sağlamak için hepimizin okuduğu, he¬pimizin müşterek okuduğu bir şey olmalı ki, o da Kur’an’dır ve de onu açıklayan ve nasıl yapılacağını gösteren Sünnet-i Seniyye’dir.

Birlik sağlamak bu.

Meselâ, Türkiye’deki Müslüman, Japonya’daki Müslüman ayrı ayrı durdukları halde aynı imana sahip olur ve aynı kulluk görevini aynı şekilde yerine getirirler.

Günümüzde manyak devletler bir araya gelip “Ulan koca oğlan, ne yapacağız, ne edeceğiz” diye hesap¬laşıyorlar.

Adamlar zirvede bir imza için üç gün görüşüyorlar.

İmza attıkları da hoş bir şey değil.

Füzelerin modası geçti, bunları geri kalmış ülkelere satalım, paralarını alalım, ülkelerini silah küllüğü yapalım.

Aralarında savaş çıkaralım, eskimiş silahları satalım. Birbirlerinin nüfusunu azalttıktan sonra arabuluculuk yapalım ve bizi kendilerine silah yardımı yapan ve seven dost olarak kabul ettirelim” diyorlar.

Rabbimiz onların iç dünyalarını bize teşhir ediveriyor:

“Onlara "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın" denildiğinde, "Biz ıslahatçılarız" derler.

Aman ha! Gözünüzü açın, asıl bozguncu onlardır, ancak farkında değiller. (Bakara Süresi ayet 2/11-12)

Bir araya gelmeleri de bozgunculuk.

Dünyayı denetleme ve gözetleme yerlerini o geri kalmış ülkelere devrederken dostluk nişanesi sayıyor.

Halbuki uzay istasyonlarına geçiş yapmış ve ülkelerdeki üslere ve istasyonlara ihtiyacı kalmamış da ondan.

Ülkeler dese ki, “Sen, bunu bana bağışlamıyorsun.

Taşıma zahmetinden kurtuluyorsun.

Ülkemi silah çöplüğü yapıyorsun.

Sen pisliğini bana hediye ettiğini söylüyorsun” da diyemeden gidiyor.

Bu gibi meselelerde Müslümanlar aynı şekilde değerlendirmeye gidecek olurlarsa beraberlik sağlanmış demektir.

Yoksa tırnağın gözle, gözün tırnakla birleşmesi söz konusu değil.

Göz gö¬revini, tırnak görevini, kol görevini ve beyin de görevini yapacak olursa birlik sağlanmış demektir.

Allah’ın “el-Cami” ismi vardır. El-Cami, kıyamet günü insanları bir araya getiren manasına geldiği gibi, bu dünyada da kendi iradesine iradeleri râm ederek, insanla¬rın gönüllerini ve bedeni güçlerini bir araya getiren mana¬sına geliyor.

Bir araya gelme sadece kalıplarımızla değil. Aslında camilerde bir araya geliyoruz ama kalıplar geli¬yor, kalpler değil. Hani şair:

“Leb zikirde gönül fikri cihanda

Arada kaldı sübha-i mercan mütereddit” demiş.

Dudak zikirde, fakat gönül dışarıda dolaşıyor. Adam hacca gittiğinde, bir de mercandan tespih getirmiş, onunla zikir çekiyormuş.

Estağfurullah, derken eli duruveriyor. Niye durur? O anda gönlü dükkândadır, çek peşindedir de ondan. “Acaba o herif parayı getirecek mi?” dediğinde eli durur.

Dikkat ederseniz, insan bir şeyi düşündüğünde eli duruverir.

Tes¬pih dermiş: “Dilinin dediği yere mi, gönlünün dediği yere mi yöneleyim?” onu anlatıyor adam. Burada da ka¬lıplar bir araya gelse de kalpler bir araya gelinmediğin¬den, bir¬lik sağlanmış sayılmıyor.

Okullarımızda, arkadaşlarımıza (ki siz onların dilin¬den daha iyi anlarsınız) Müslümanca, Peygamber Efendi¬miz’in bakışıyla yaklaşın.

Ayet-i kerimede:

“Allah'ın rahmetinden dolayı Sen (Uhud’da) onlara yumuşak davrandın. Şayet Sen kaba, katı kalpli olsaydın onlar muhakkak çevrenden dağılır giderlerdi. Onları bağışla, (Allah katında) bağışlanmalarını dile ve onlarla iş konusunda müşavere et. Bir kere de azmettin mi, Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.” (Al-i İmran Süresi ayet 3/159) diyor.

Okullarımızda, camilerimizde, karakollarımızda, dairelerimizde, kışlalarımızda, fabrikalarımızda… katı kalpli ve asık suratlı olmamalıyız.

İnsanları öyle değerlendi¬receğiz: Batmak üzere olan bir insana nasıl el uzatılır?

“Ver ulan namussuz şu elini” demek mi, “Ver elini karde¬şim” demek mi uygun olur.

Adam, Müslüman değilse bile Hz. Adem’in oğludur, torunudur, Peygamber çocuğu...

Bunların hepsinin Peygamber çocuğu olması sebebiyle elinden tutmak, İslâmi çizgiye çekmek, aynı safa almak ve küfrün üzerine beraber yürümek... Amaç bu.

İnsanımız, özellikle İstanbul’daki insanımız, küfrü de¬nediler. Entel barlar, meyhaneler denen mekânların ortaya çıkışı ümit¬siz olan bu insanların toplanma yerleri oldu.

Batıcılıktan fayda gelmedi, hümanistlikten de, komünistlikten de fayda gelmedi; ateistlik de fayda vermedi.

Adamlar teselli olsun diye bir araya geliyorlar. İçkiyle her şeyi kapatma tarafına gidiyorlar.

Peki bunları kendi haline mi bırakalım?

Kur’an-i Kerim’i okurken:

“… Ey Rabbimiz, Sen bunları boşuna yaratmadın, Sen münezzehsin, bizi ateşin azabından koru." (derler) (Al-i İmran Süresi ayet 3/191)

Kirlenmiş adamların üzerindeki pisliği Müslümanlar temizleyecek, biz de temizlenmiş olacağız inşallah.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ, RAHMETLİSİ OLUR - 10 Haziran 2026
  • ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM - 08 Haziran 2026
  • FATİH'İN FETİHNAME'SİNİN TAM METNİ - 25 Mayıs 2026
  • HERKESE HİTABIMDIR - 16 Mayıs 2026
  • GÜÇLÜ DEVLET OLMAK NEDİR? - 07 Mayıs 2026
  • İMAN TAZELEYELİM - 18 Nisan 2026
  • KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM - 26 Mart 2026
  • EĞLENİYORLARMIŞ - 18 Mart 2026
  • BİZ AYRILAMAYIZ - 14 Mart 2026
  • MÜSLÜMANIN HER SANİYESİ İBADETTİR - 09 Mart 2026
  • DEĞERLİ OLANIN DÜŞMANI ÇOK OLUR - 03 Mart 2026
  • YÖRÜK OĞLUNUN BAŞARISI - 26 Ocak 2026
  • NE OLACAK? - 27 Aralık 2025
  • KENDİNİZE YAZIK EDİYORSUNUZ - 19 Aralık 2025
  • KORKUYU KORKUTMAK GEREK - 08 Aralık 2025
  • PAPALAR SEMBOLİKTİR - 02 Aralık 2025
  • ANTİKALAR VE İNSANLAR - 27 Kasım 2025
  • HEPİMİZ "ÇIPLAK UYARICIYIZ" - 22 Kasım 2025
  • SUYUMUZU BULANDIRAN ARANIYOR - 11 Kasım 2025
  • MÜMİNLER HER SÖZÜ DUYARLAR, EN GÜZELİNE UYARLAR - 05 Kasım 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 59
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER
MAHMUT TOPTAŞ
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER
YOL
GÜNDOĞDU YILDIRIM
YOL
SULTAN AKBULUT
SULTAN AKBULUT
BİR YILI DAHA ESKİTTİK
ULVİ EMRE
ULVİ EMRE
EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI METNİ
HASAN BARAN
HASAN BARAN
KÖKSÜZ KALMAK
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MİSAFİR KALEM
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MUSTAFA UYSAL
MUSTAFA UYSAL
GARANTİ...
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
YUNUS TURAN
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
OSMAN NURİ KOÇAK
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
MUZAFFER CAN
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
Yılın son kahvesi
ÇOBAN ATEŞİ
Yılın son kahvesi
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
AHMET KÜÇÜKCİCİBIYIK
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
MUZAFFER KARAOĞLU
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
Çok Okunan Haberler
Karaman’ın Duaları Karşılık Buldu: Merve Öğretmen Yoğun Bakımdan Çıkarıldı
Karaman’ın Duaları Karşılık Buldu: Merve Öğretmen Yoğun Bakımdan...
Karaman'da Semt Pazarlarında Yaz Bereketi
Karaman'da Semt Pazarlarında Yaz Bereketi
Jandarma Teşkilatın’dan Vali Çiçek’e 187. Kuruluş Yıl Dönümü Ziyareti
Jandarma Teşkilatın’dan Vali Çiçek’e 187. Kuruluş Yıl Dönümü...
Ana Sayfa
EĞİTİM
EKONOMİ
GÜNCEL
İLÇELER
KÜLTÜR-SANAT
ÖZEL HABER
SAĞLIK
SİYASET
SPOR
VEFAT EDENLER
ASAYİŞ
YAŞAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Doğal Ürünler

Yeni Slow Radyo