• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • İLÇELER
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ÖZEL HABER
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • VEFAT EDENLER
  • ASAYİŞ YAŞAM
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. MAHMUT TOPTAŞ
  3. Parası Yoktu Ama Zengindi ve Zengin Öldü
Yayınlanma: 12 Ağustos 2020 - 13:37

Parası Yoktu Ama Zengindi ve Zengin Öldü

12 Ağustos 2020 - 13:37
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Parası Yoktu Ama Zengindi ve Zengin Öldü
MAHMUT TOPTAŞ

Fakir bir ailenin fakir oğlu, 18 yaşına gelince gönül verdiği kızla kaçarlar.
Samanlığı saray yaparlar.
O günlerde yedi kocadan boşandıktan sonra erkek düşmanı olan kadınlar da yoktu.
İki sevgilinin peşine düşüp, yakalayıp, kendileri huzursuz olduklarından onları da huzursuz etmek için polise teslim eden, bir huzursuzlar derneği de yoktu.
Yedi çocuk yapmışlar. Hepsi kendileriyle barışık olduğu için eşleriyle, komşularıyla, arkadaşlarıyla barışık olmuşlar.
Ben, ikisini de tanıdım.
Mayalı ekmeğin üzerini su ile ıslatıp üzerine tuz ve biber dökerek yediğimizde bal yermiş gibi tad alırdık onlar da alırlardı.
Merhum hanımı anlatmıştı, “Tek atlı araba ile şehir içinde nakliye yapmak için evden çıkar, öğleye kadar eve ekmek ve ata o gün yetecek arpayı alacak parayı kazanınca hemen eve döner ve mutlu bir hayat yaşarız.
Bütün sevgimizi çocuklarımıza verdik, onlar da bizi sevdiler” demişti.
Bir gün beş kızın, iki gelinin bir arada olduğu bir zamanda ben ve hanımım da o evde bulunmuştuk.
Kızlardan birinin, evinin önündeki araba garajının üzerini balkon gibi kullanmışlar, bir asmanın dal ve yaprakları da bütün balkonun üstünü kaplamış.
Dağdan esen rüzgar tam tadında, insanı okşar gibi esiyordu.
Yedi çocuğun babası, hanım ölükten sonra yedi çocuğuyla teselli oluyordu.
Yedi milyarını, yedi milyonunu, yedi binini, yedi yüz lirasını çocuklarından saklayan baba ve annelerin çocuklarının çocuklarını değil parayı sevip saklarken neler yaptıklarını mahkeme dosyalarından sıçrayıp televizyon ekranlarındaki görüntülerinden biliyoruz.
Biz vardığımızda, gölgede, duvarın dibinde, asmanın altında, yan gelip yatmış vaziyette, sigarayı telliyordu.
Sayın Abdullah Gül de Cumhurbaşkanı idi.
Ben yanına varınca ona “Sendeki bu keyif, Cumhurbaşkanında yok.
Bööyle bağrını rüzgara vermiş vaziyette balkonda yan gelip yatamaz onlar.
Kurşunun gelebileceği ve ulaşabileceği mekanlardan uzakta, kurşun geçirmez evler ve arabalarda, görünmez yerlerde yaşamak zorundalar.
Ama sen, seni seven yedi kadın ve yedi erkeğin “Sevap olur” diye hizmet ettiği insansın.
Türkiye’nin en zengini bile bu senin buradaki mutluluğunu bir ömür boyu göremez” dediğimde “Heheheeee” diye gülümseyerek yer gösterdi ve biz uzun bir sohbete daldık ama hep o dinledi.
Çok severdi, az konuşurdu.
Oğullar, kızlar, damatlar ve gelinlerle 14, karı-koca ile 16 nüfuslu, 17 torunlu bu ailenin birbirlerini kıracak, iğneleyecek, kinayeli laf sokacak hiçbir sözlerini işitmedim.
Evlenen torunlar bile, akrabalık bağlarını sıkı tutuyorlar.
Hanımı rahmetli olunca, babanın sağlık yönünden hiç de ihtiyacı olmamasına rağmen onu yalnız bırakmamak için yedi kardeş eşleriyle beraber, sıra ile her gün biri eşiyle beraber, babanın yanına gelerek sabah kahvaltısını beraber yiyorlar, yatsı namazını da kıldıktan ve yatağına yattıktan sonra gidiyorlardı.
Bildiğim kadarıyla seksen altı yaşında, yataklara yatıp kapılara bakmadan, en büyük kızın evinde kızı ve torunlarıyla sohbet ederken vefat edivermiş.
Dün toprağa verildi. Allah rahmet eylesin. Amin.
Karı-koca, ikisi de ilkokul mezunu bile değillerdi.
Ama aile içi sevgi ve saygının nasıl olacağının dersini veren Profesörün söylediklerinden bir şey anlamasalar da onlar, yaşıyorlardı, profesörümüz, oğlu ve kızıyla kavgalı idi.
Dini bilgileri yoktu ama ben, onları tanıdığım günden beri
Beş vakit namazlarını kılarlardı.
Çocuklarının gıdasını bir atın günlük geliriyle sağlarken ekmek ve arpa parası kazandıktan sonra çalışmayıp eve gelen baba ve evdeki anne çocuklarını sevgiyle doyurarak büyütürdü.
Hafta sonu mutlaka birinin evinde batırık veya kısır (ince bulgurla yapılan etsiz ve batırığa benzer bir yiyecek) yenir, çaylar içilir, sohbet demlenir, havada sevgi uçuşurken, kardeşler, gelinler, damatlar ve torunlar arası tanışma, kaynaşma sağlanırdı.
Ekonomik nedenlerle iki çocuk yapan şehrin zengininin iki çocuğu, babayı huzur evine yatırdıktan sonra mal kavgasında biri diğerini öldürtüp kendisi de hapishaneyi boylamıştı.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ, RAHMETLİSİ OLUR - 10 Haziran 2026
  • ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM - 08 Haziran 2026
  • FATİH'İN FETİHNAME'SİNİN TAM METNİ - 25 Mayıs 2026
  • HERKESE HİTABIMDIR - 16 Mayıs 2026
  • GÜÇLÜ DEVLET OLMAK NEDİR? - 07 Mayıs 2026
  • İMAN TAZELEYELİM - 18 Nisan 2026
  • KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM - 26 Mart 2026
  • EĞLENİYORLARMIŞ - 18 Mart 2026
  • BİZ AYRILAMAYIZ - 14 Mart 2026
  • MÜSLÜMANIN HER SANİYESİ İBADETTİR - 09 Mart 2026
  • DEĞERLİ OLANIN DÜŞMANI ÇOK OLUR - 03 Mart 2026
  • YÖRÜK OĞLUNUN BAŞARISI - 26 Ocak 2026
  • NE OLACAK? - 27 Aralık 2025
  • KENDİNİZE YAZIK EDİYORSUNUZ - 19 Aralık 2025
  • KORKUYU KORKUTMAK GEREK - 08 Aralık 2025
  • PAPALAR SEMBOLİKTİR - 02 Aralık 2025
  • ANTİKALAR VE İNSANLAR - 27 Kasım 2025
  • HEPİMİZ "ÇIPLAK UYARICIYIZ" - 22 Kasım 2025
  • SUYUMUZU BULANDIRAN ARANIYOR - 11 Kasım 2025
  • MÜMİNLER HER SÖZÜ DUYARLAR, EN GÜZELİNE UYARLAR - 05 Kasım 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 59
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ, RAHMETLİSİ OLUR
MAHMUT TOPTAŞ
HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ, RAHMETLİSİ OLUR
YOL
GÜNDOĞDU YILDIRIM
YOL
SULTAN AKBULUT
SULTAN AKBULUT
BİR YILI DAHA ESKİTTİK
ULVİ EMRE
ULVİ EMRE
EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI METNİ
HASAN BARAN
HASAN BARAN
KÖKSÜZ KALMAK
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MİSAFİR KALEM
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MUSTAFA UYSAL
MUSTAFA UYSAL
GARANTİ...
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
YUNUS TURAN
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
OSMAN NURİ KOÇAK
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
MUZAFFER CAN
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
Yılın son kahvesi
ÇOBAN ATEŞİ
Yılın son kahvesi
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
AHMET KÜÇÜKCİCİBIYIK
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
MUZAFFER KARAOĞLU
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
Çok Okunan Haberler
Karaman Kent Konseyinden Vali Çiçek'e Ziyaret
Karaman Kent Konseyinden Vali Çiçek'e Ziyaret
İl Müdürü Bulut, Merkezin En Uzak Köylerinde Üreticilerle Buluştu
İl Müdürü Bulut, Merkezin En Uzak Köylerinde Üreticilerle Buluştu
KMÜ Edebiyat Fakültesi Öğrencileri Görkemli Törenle Mezun Oldu
KMÜ Edebiyat Fakültesi Öğrencileri Görkemli Törenle Mezun Oldu
Ana Sayfa
EĞİTİM
EKONOMİ
GÜNCEL
İLÇELER
KÜLTÜR-SANAT
ÖZEL HABER
SAĞLIK
SİYASET
SPOR
VEFAT EDENLER
ASAYİŞ
YAŞAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Doğal Ürünler