• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • İLÇELER
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ÖZEL HABER
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • VEFAT EDENLER
  • ASAYİŞ YAŞAM
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. MAHMUT TOPTAŞ
  3. Öz, Sözden Önce Gelir
Yayınlanma: 28 Kasım 2019 - 14:16

Öz, Sözden Önce Gelir

28 Kasım 2019 - 14:16
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Öz, Sözden Önce Gelir
MAHMUT TOPTAŞ

Ankara’da Demirler Pasajı’nda Edebiyat dergisinin idarehanesine girdiğimde merhum Nuri Pakdil yalnız başına oturuyordu.

İçi, dünya Müslümanlarıyla dopdolu olsa da dışından öyle görünüyordu.

Yalnızlığı kendisi mi seçti, yoksa yalnızlığa terk mi edildi bilmiyorum.

En yakın on kişiden bazıları bir şeyler anlatmak istese de ben onları dinlemeden kendilerine, “Buna rağmen ben olsaydım onu yalnız bırakmazdım” dedim. Onu hiç yalnız bırakmayan “Saatçi Musa” diye bilinen Musa Çağıl’dan Allah arzı olsun.

Kapıdan benim girişimi görünce sevinçle kalktı, kucakladı, yer gösterdi ve ikimiz de daha yerimize oturmuştuk ki, “Mahmut hoca, sana yeni bitirdiğim bir mektubu, gideceği yere göndermeden okuyayım” dedi ve okudu.

Mektubun okunması bitince, şaka olsun diye, “Ağabey, zannederim ki bu mektup değil, Kanuni Sultan Süleyman’ın, İran şahına yazdığı mektup” dedim gülüştük.

Mektubun yarısını anladım, yarısını anlayamadım. Çok ağır bir Osmanlıca idi.

Nuri Bey merhum, anlatmaya başladı, hatırımda kaldığı kadarıyla okurlardan biri, Nuri Bey’in yazılarında, öz Türkçeyi fazla kullandığını, ağır bir dille eleştirmiş.

Nuri Bey merhum da, ona bu mektubu yazarak cevap vermiş ama mektubun sonunda, “Sen bu dili de anlamazsın” demiş.

Nuri Bey ve çevresindeki arkadaşları, o günlerde Ecevit’ten daha ileri seviyede Öztürkçe kelimelerle yazıyorlardı.

Nuri Bey, mesajın ulaşmasına önem veriyordu.

Benim de bu günkü konum bu.

Geçmişte taşlara yazılanlar, resimlerle bir şeyler anlatmaya çalışanlar, hep mesajı öne alıyorlardı.

Sultanahmet Meydanı’ndaki dikitlerde resimlerle, Mısır Anayasası’nın yazılı olduğunu söylerler.

Asıl olan mesajdır.

Rabbimiz, bunun en doğru yol olduğunu:

“Biz, her peygamberi kavminin diliyle gönderdik ki onlara açıklasın. Allah dilediğini saptırır dilediğini hidayette kılar. O, Aziz’dir, Hâkim’dir” ayetiyle bize bildirir. (İbrahim Süresi ayet 14/4).

Yazı, çizgi, işaret bunların hepsi, mesajın karşı tarafa ulaşması içindir.

İçeriği/muhtevayı bırakıp şekille uğraşmak yok, içeriği önemseyip şekli bırakmak da yok.

Biz, ten ve candan meydana geliriz.

Kur’an-ı Kerim, Sevgili Peygamberimize Arapça nazil olmuştur. Her dilde olduğu gibi Arapçanın da lehçeleri vardır.

Sevgili Peygamberimiz Kureyş kabilesindendir. Ama Sevgili Peygamberimiz, Himyerilere konuşurken onların lehçesini kullanarak konuşmuştur:

Arapçada bilinen isimlerin başına lam’ı tarif getirilir. Mesela “Mescid” denildiğinde dünyadaki bütün mescidler kastedilmiş olur ama “el-Mescid” denildiğinde o bilinen mescid anlatılmak istenmiş olur. İngilizce deki The eki gibi.

Ama Himyerliler “el” takısı yerine “em” takısı kullanırlarmış.

Sevgili Peygamberimiz onlara bir konuyu anlatırken:

“Sefer halinde iken oruç tutmak iyilik/takva değildir” derken onların lehçesini kullanmış. (Ahmed, Müsned, Ka’b bin Asım el Eşari Hadisi, Şafiinin Müsnedi, Hadis no 759, Humeydi nin Müsnedi Hadis no 903).

Mehmet Akif Ersoy merhumun Safahat’ındaki şiirlere dikkat ettiyseniz, ilk dönem şiirlerinin anlaşılması zor iken, son dönem şiirleri anlaşılır haldedir.

Cizre’de, Erzurum’da, İzmir’de, Ağrı’da, Edirne’de konferans verirken, o bir saatlik zamanda onlara dil dersi vermeye gitmedik.

Mesaj, doğru, herkesin anlayabileceği, anlatabileceği, faydalanabileceği, güzel, edepli, tatlı, akıcı, huzur ve heyecan verici, iç açıcı, cesaretlendirici, bilgilendirici, az kelime çok mana, yani az ve öz olmasına dikkat etmeli.

Dünyada üç binin üzerinde dil kullanılırmış.

İslam’ın, sekiz milyar insana ulaşması gerekir.

Sekiz milyara önce Arapça öğretip sonra İslam’ı öğretmek bir ömre sığmaz.

Onun için her dilde, İslam’ı anlatan kitaplar, broşürler basıldığı gibi vaazlar, konferanslar, sohbetler verilir.

İnternet yoluyla “Önce Türkçe öğretelim, hem de Osmanlıca olsun, ondan sonra mesaja geçelim” demiyor yeni nesil ve doğrusunu yaparak bildikleri her dilden yayın yapmaya devam ediyorlar.

Her Cuma hutbesinin ardından İmam efendi:

“Dikkat ediniz, sözlerin en güzeli, kelime ve cümlelerin dizilişinin  ve manaların o kelimelere yerleştirilişinin en belağatlisi/ahenklisi Allah kelamıdır…” diyerek örnek kitabımız Kur’an-ı Kerim’e dikkat çekerek hutbesini sona erdirir.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM - 08 Haziran 2026
  • FATİH'İN FETİHNAME'SİNİN TAM METNİ - 25 Mayıs 2026
  • HERKESE HİTABIMDIR - 16 Mayıs 2026
  • GÜÇLÜ DEVLET OLMAK NEDİR? - 07 Mayıs 2026
  • İMAN TAZELEYELİM - 18 Nisan 2026
  • KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM - 26 Mart 2026
  • EĞLENİYORLARMIŞ - 18 Mart 2026
  • BİZ AYRILAMAYIZ - 14 Mart 2026
  • MÜSLÜMANIN HER SANİYESİ İBADETTİR - 09 Mart 2026
  • DEĞERLİ OLANIN DÜŞMANI ÇOK OLUR - 03 Mart 2026
  • YÖRÜK OĞLUNUN BAŞARISI - 26 Ocak 2026
  • NE OLACAK? - 27 Aralık 2025
  • KENDİNİZE YAZIK EDİYORSUNUZ - 19 Aralık 2025
  • KORKUYU KORKUTMAK GEREK - 08 Aralık 2025
  • PAPALAR SEMBOLİKTİR - 02 Aralık 2025
  • ANTİKALAR VE İNSANLAR - 27 Kasım 2025
  • HEPİMİZ "ÇIPLAK UYARICIYIZ" - 22 Kasım 2025
  • SUYUMUZU BULANDIRAN ARANIYOR - 11 Kasım 2025
  • MÜMİNLER HER SÖZÜ DUYARLAR, EN GÜZELİNE UYARLAR - 05 Kasım 2025
  • SENİN HAYATINI KİM BİTİRECEK? - 25 Ekim 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 59
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM
MAHMUT TOPTAŞ
ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM
YOL
GÜNDOĞDU YILDIRIM
YOL
SULTAN AKBULUT
SULTAN AKBULUT
BİR YILI DAHA ESKİTTİK
ULVİ EMRE
ULVİ EMRE
EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI METNİ
HASAN BARAN
HASAN BARAN
KÖKSÜZ KALMAK
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MİSAFİR KALEM
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MUSTAFA UYSAL
MUSTAFA UYSAL
GARANTİ...
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
YUNUS TURAN
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
OSMAN NURİ KOÇAK
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
MUZAFFER CAN
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
Yılın son kahvesi
ÇOBAN ATEŞİ
Yılın son kahvesi
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
AHMET KÜÇÜKCİCİBIYIK
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
MUZAFFER KARAOĞLU
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
Çok Okunan Haberler
Karaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü “Bizim Köyde Bilim Var” Projesine TÜBİTAK Desteği
Karaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü “Bizim Köyde Bilim Var”...
Kaymakam Açar’dan Tomurcuklar Anaokulu’na Ziyaret
Kaymakam Açar’dan Tomurcuklar Anaokulu’na Ziyaret
Kazımkarabekir’de Şakayık Hasadı Başladı
Kazımkarabekir’de Şakayık Hasadı Başladı
Ana Sayfa
EĞİTİM
EKONOMİ
GÜNCEL
İLÇELER
KÜLTÜR-SANAT
ÖZEL HABER
SAĞLIK
SİYASET
SPOR
VEFAT EDENLER
ASAYİŞ
YAŞAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Doğal Ürünler