Mahmut
TOPTAŞ
İlk çocuğum, 1970 yılında dünyaya
geldi.
Karın ağrısından rahatsız olunca
götürdüğümüz doktor, uyuşturucu damla verdikten sonra “Anne sütünü
keseceksiniz. Bilim ilerledi, çocuk mamalarının kalitesi, faydası, anne sütünün
önüne geçti….” Dedi.
Paramız olsa belki hala piyasada
olan o mamayı alırdık ama fakirliğin de insana faydası varmış ki o mamayı
alamadık ve çocuğumuzu ana sütüyle büyüttük.
En az otuz yıldır, bütün dünyada
ana sütünün önüne geçecek bir mama üretilemediği ve çocuğun anne sütünden
ayrılmaması gerektiği fikri yaygınlaştırılıyor.
Ana sütünü yüceltiyoruz da ana
sütünü yaratanı ihmal edenlerimiz var hala aramızda.
Hem yiyip içen, hem inkar edenler
var, varlığını kabul ettiği, yarattığı nimetlerinden faydalandığı halde
“Allah’ı, işime karıştırmam” diyenler var.
Anne doğum yapmadan bir gün önce
bütün doktorlar bir araya gelseler, bir damla süt çıkaramazlar.
Anne sütünü içmeyi özendirenler,
bir gün gelecek sütü annenin bağrından çıkaran Allah cellecelallühün Kitabını,
kendilerinin uydurdurduğu kitapların, kanunların önüne geçirecekler.
Biz, bu konuda öncülük yapalım.
Eğitim kurumlarımızla herkesin,
Kur’an-i Kerimi ve sevgili peygamberimizin Sünneti seniyyesini bilecek hale
gelmesini sağlamalı.
Kimya öğretmeni aynı büyüklükte
elma ile elmasın, düşerken elmasın daha önce, elmanın ise daha sonra
düşeceğini, düştüğü yerdeki etkisini ölçme kanunlarını öğretirken, elmayı da,
elması da, dünyayı da, elmanın hacmini ve özgül ağırlığını da hesaplı yapan, yaratan
ve yönetenin Allah cellecelalüh olduğunu anlatmalı.
Kişinin kalitesi, karakteri, etrafa
faydası veya zararı, okuduğu kitaba göredir.
Marks’ın kitabını okuyanlar, dünya
genelinde terör yayarlarken, Türkiye’de 1968-1978 yılları arasında beş bin
Üniversite öğrencisinin öldürülmesine sebep oldukları gibi hala öldürme ve
öldürülme işi devam ediyor.
Ana sütü ayarında çocuğa gıda
olmadığı gibi, ana sütünü yaratanın kitabı olan Kur’an-i Kerim ayarında kitap
da yoktur.
“Amenna/inandık, kabul ediyoruz”
demek yeterli değil.
Rabbimiz buyurur:
أَمْحَسِبْتُمْأَنْتُتْرَكُواوَلَمَّايَعْلَمِاللَّهُالَّذِينَجَاهَدُوامِنْكُمْوَلَمْيَتَّخِذُوامِنْدُونِاللَّهِوَلَارَسُولِهِوَلَاالْمُؤْمِنِينَوَلِيجَةًوَاللَّهُخَبِيرٌبِمَاتَعْمَلُونَ
“Yoksa sizin içinizden cihat
edenleri, Allah’tan, Rasülü'nden ve mü'minlerden başkasını dost edinmeyenleri,
Allah ayırt etmeden bırakılıvereceğinizi mi sandınız? Allah yaptıklarınızdan
haberdardır.” (Tevbe süresi ayet 9/16)
İlacın faydalarını bildiği halde
kullanmayan, çöpe atan adam gibi, sütün, mamadan daha faydalı olduğunu bildiği
halde “Tenim bozulmasın” diye mamayla besleyenler gibi olmayalım.
Kur’an-i Kerimi koltuğun üstündeki
duvara asıp, altında yan gelip yatmayalım.
Her bir ayetini, sütün her bir
hücreye etkisi gibi ten ve canımızın her türlü davranışında etkili olsun.
Kişinin ne ile beslendiğini
doktorlarımız kan ve idrar tahlili ile bilirler.
Sosyologlar ve psikologlar ve bütün
….loglar da yediği içtiği ve okuduğu şeylerin insan üzerindeki etkilerini
söylerler.
Ya
okuduklarımız….!






