• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • İLÇELER
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ÖZEL HABER
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • VEFAT EDENLER
  • ASAYİŞ YAŞAM
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. MAHMUT TOPTAŞ
  3. KÂFİRE "SALA" DİYEN KAHRAMANLARA
Yayınlanma: 09 Ocak 2019 - 13:39

KÂFİRE "SALA" DİYEN KAHRAMANLARA

09 Ocak 2019 - 13:39
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
KÂFİRE "SALA" DİYEN KAHRAMANLARA
MAHMUT TOPTAŞ

1990’lı yıllarda Rusya Birliği’nin dağılmasıyla Türk Cumhuriyetlerinden Müslümanlar akın etmeye başlamıştı Türkiye’ye. Özbek hocalarından biri de yine kendisi gibi hoca olan hanımıyla beraber hacca gitmek için İstanbul’a gelirler.

Rusya döneminin ucuzluğuna kanarak cebine elli lira koyar ve Rus uçağıyla İstanbul’a gelir. Havaalanından Beyazıt’a gelince cebindeki paranın tamamını taksici alır ve beş parasız İstanbul’da kala kalır.

Beyazıt camiinde öğle namazını kılarlar, dışarıda kara kara düşünmeye başlarlar. Hacca gidecek bilet parası, öğle yemeği parası, otelde kalacak para hepsi dert olur, ağızlarını bıçak açmaz. Durumu gören gencecik bir üniversite öğrencisi, durumu sorar, öğrenir, çare bulmam için bana getirir.

Ben de evinde yedirip, yatırmanın dışında yapabilecek bir şeye sahip değilim. Birkaç gün bizde kaldık. Bir fabrikanın muhasebesini yapan değerli bir arkadaşım durumu öğrenince, patronuna anlatır ve o da hacca gidiş biletlerini alıvereceğini söyler.

Sevdiğim bir arkadaş, hac işi yapardı. Onun hacca gideceği uçaktan bilet aldırdım ve o iki kişinin yatacağı yeri hac şirketinin sağlamasını temin ettikten sonra, Tefsir derslerime katılan bir noter de  hacca gidecekti, bu iki müsafiri onunla tanıştırdım ve hac boyunca bu ikisinin yeme-içmesi sana ait diyerek yolladım.

Rus zulmü altında gizli gizli İslami eserlerin tamamını okuyabilecek ve konuşabilecek kadar Arapça öğrenmiş bu değerli hoca efendinin hanımı da gizlice öğrendiği dinini, açıklık politikası başladığı günlerde açıktan okutmaya evinde başlayıvermiş.

Asıl konuma geleyim. Birkaç gün bizde kaldılar ya işte o zaman içinde ben, özbe öz Türk köyü olan köyümde öğrendiğim ama en az kırk yıldır konuşmadığım kelimelere yeniden can geldi, evin içinde dolaşmaya başladılar.

Hanımı soruyor, “Bu çocuk bunun kardeşi mi?” diyor, nasıl bildin dediklerinde “Okşuyor” diyor.

“Benziyor” anlamına gelen “Okşuyor” kelimesini ben çocukken bilirdim ama en az kırk yıldır hiç dilimden dışarı çıkmamıştı.

“Sala” kelimesi dirildi o günlerde.

Sela veya sala deyince hemen cami minaresinden sevgili peygamberimize yapılan dua akla gelir. Doğrudur ama bizim köyde sela veya sala kelimesi meydan okumak olarak kullanılırdı.

Çocuklar kendi aralarında birbirlerine meydan okuduklarında Özbek hocanın hanımı gülerek, “Bak hele sela okuyor” deyince hafızamın kıvrımlarında sıkışıp kalan ve hiç görünmez yerlerde gizlenen kelime fırlayıverdi meydana.

Hüseyin Kazım Kadri’nin lügatine baktım sala kelimesini sad harfiyle yazmış. Demek ki sinle sela değil, sala imiş.

Mübareze, meydan okuma, rest çekme, gözdağı verme, düello manalarına gelen bu sala kelimesi, şairlerimiz tarafından da kullanılmış.

Yenişehirli Avni: “Ey özlü sözlerin kıblesini arayanlar, size meydan okuyorum, konuşun ama benim sözüm söz Kâbe’sinin Bilal’idir” anlamında:

“Essala ey kıble cûyânımaaniessala

Guşedin kim, Kâbe-i nazmın Bilal’idir sözüm” diyor.

Nef’i de, söz erbabı arasında kendisinin üstünlüğünü inkâr edecek birinin olmadığını, varsa da birkaç tane kendini şair zanneden sefihlerden olduğunu söyledikten sonra bütün söz sultanlarına meydan okuyarak “Sala” der:

“Yok münkir olur tab’ımaerbâb-ı suhande

Var ise bir-iki müteşâ’irsüfehâdır

İnkâra kimin cür’eti var ise desinler

Yârân-ı suhan-fehm ü suhan-gûya salâdır”

Hatta Nef’i, bu meydan okumayı sınırların dışına da çıkarır ve doğudan batıya kadar bütün söz ehline meydan okur:

“Var mı bir böyle kaside demeğe cür’et eder

 Şarktan garba varınca sühan ehline sala”

Ama sıcacık evlerde otururken sözle yedi düvele meydan okumak kolay.

Dünya edebiyatında kahramanlık destanlarının en birincisi kabul edilen Şehname isimli eserin yazarı  Firdesi-i Tusi, gece dışarı çıkamayacak kadar korkakmış.

Gazne Devlet Başkanı  Sultan Mahmut, onu ödüllendirmek için para ve hediyeler göndermiş.

Firdevsi de bu haberi duyunca Sultan Mahmud’u hicveden/alaya alan şiirlerini hatırlamış ve askerler beni öldürecek diye hep kaçmış ve sonunda gizlendiği köye askerlerin geldiğini duyunca kalpten ölmüş derler.

Dilin uzandığı yere kılıcını uzatamayan sahte kahramanlar  olduğu gibi, kılıcını uzattığı yere dil uzatmayan ama dilini uzatan düşmanın dilini kesen kahramanlar vardır. Ve bu günlerde bu türden kahramanlara ihtiyaç vardır.

On bin kilometre uzaktan gelip, evimizin önünde kabadayılık pozuna soyunanlara sınırda “Sala” diyerek haddini bildirmektir kahramanlık.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM - 08 Haziran 2026
  • FATİH'İN FETİHNAME'SİNİN TAM METNİ - 25 Mayıs 2026
  • HERKESE HİTABIMDIR - 16 Mayıs 2026
  • GÜÇLÜ DEVLET OLMAK NEDİR? - 07 Mayıs 2026
  • İMAN TAZELEYELİM - 18 Nisan 2026
  • KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM - 26 Mart 2026
  • EĞLENİYORLARMIŞ - 18 Mart 2026
  • BİZ AYRILAMAYIZ - 14 Mart 2026
  • MÜSLÜMANIN HER SANİYESİ İBADETTİR - 09 Mart 2026
  • DEĞERLİ OLANIN DÜŞMANI ÇOK OLUR - 03 Mart 2026
  • YÖRÜK OĞLUNUN BAŞARISI - 26 Ocak 2026
  • NE OLACAK? - 27 Aralık 2025
  • KENDİNİZE YAZIK EDİYORSUNUZ - 19 Aralık 2025
  • KORKUYU KORKUTMAK GEREK - 08 Aralık 2025
  • PAPALAR SEMBOLİKTİR - 02 Aralık 2025
  • ANTİKALAR VE İNSANLAR - 27 Kasım 2025
  • HEPİMİZ "ÇIPLAK UYARICIYIZ" - 22 Kasım 2025
  • SUYUMUZU BULANDIRAN ARANIYOR - 11 Kasım 2025
  • MÜMİNLER HER SÖZÜ DUYARLAR, EN GÜZELİNE UYARLAR - 05 Kasım 2025
  • SENİN HAYATINI KİM BİTİRECEK? - 25 Ekim 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 59
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM
MAHMUT TOPTAŞ
ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM
YOL
GÜNDOĞDU YILDIRIM
YOL
SULTAN AKBULUT
SULTAN AKBULUT
BİR YILI DAHA ESKİTTİK
ULVİ EMRE
ULVİ EMRE
EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI METNİ
HASAN BARAN
HASAN BARAN
KÖKSÜZ KALMAK
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MİSAFİR KALEM
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MUSTAFA UYSAL
MUSTAFA UYSAL
GARANTİ...
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
YUNUS TURAN
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
OSMAN NURİ KOÇAK
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
MUZAFFER CAN
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
Yılın son kahvesi
ÇOBAN ATEŞİ
Yılın son kahvesi
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
AHMET KÜÇÜKCİCİBIYIK
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
MUZAFFER KARAOĞLU
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
Çok Okunan Haberler
Karaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü “Bizim Köyde Bilim Var” Projesine TÜBİTAK Desteği
Karaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü “Bizim Köyde Bilim Var”...
Kaymakam Açar’dan Tomurcuklar Anaokulu’na Ziyaret
Kaymakam Açar’dan Tomurcuklar Anaokulu’na Ziyaret
Kazımkarabekir’de Şakayık Hasadı Başladı
Kazımkarabekir’de Şakayık Hasadı Başladı
Ana Sayfa
EĞİTİM
EKONOMİ
GÜNCEL
İLÇELER
KÜLTÜR-SANAT
ÖZEL HABER
SAĞLIK
SİYASET
SPOR
VEFAT EDENLER
ASAYİŞ
YAŞAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Doğal Ürünler