• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • İLÇELER
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ÖZEL HABER
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • VEFAT EDENLER
  • ASAYİŞ YAŞAM
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. MAHMUT TOPTAŞ
  3. İSLAMİ ŞUUR İÇİN, İSLAMİ İLİM VE AMEL GEREKİR
Yayınlanma: 19 Temmuz 2023 - 15:46

İSLAMİ ŞUUR İÇİN, İSLAMİ İLİM VE AMEL GEREKİR

19 Temmuz 2023 - 15:46
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
İSLAMİ ŞUUR İÇİN, İSLAMİ İLİM VE AMEL GEREKİR
MAHMUT TOPTAŞ

Biz, aynı kalıptan çıkma insanlarız.
Siyasalda öğrencilerinden bir kısmına haftada bir gün ders yaptığım, Sevgili Peygamberimizin yöneticilik tarafını öne çıkararak konuştuğum derslere katılanlardan biriyle, büyük şehir valilik makamında otururken bir bey geldi.
Vali bey beni ona tanıttı, onu da bana, “Filan, inşaat fakültesi dekanı” dedi.
Ben de, “Amma da iyi oldu. Tam yetkilisini buldum. Bir sorum var, planını çizdiğiniz evlerde yaşlılarımızın çoğunluğu abdest alırken ayağını lavaboya kaldıramıyor.
Bu lavaboları kime göre yapıyorsunuz? Avrupalının ayak yıkama derdi yok.
Müslüman’ın günde beş defa ayağını yıkama ibadeti var. Yaşlılarımızın kalça kırılmalarının sebebinin çoğunluğu abdest alırken sırt üstü düşmelerden meydana geliyor.
Bu lavaboları yarıya indirseniz olmaz mı?” dediğimde, “Olur ama gerçekleşmesi için bu nesil mühendislerin ölmesini beklemek lazım” gibi  bir cevabı olmuştu.
Aynı fakültede her guruptan öğretim üyesi var.
Hepsi rejimin standart kalıbından çıkmışlar.
Şeriatçı, komünist, sağcı, solcu, demokrat, laik… bilinen profesör, kendine uygun dernek veya vakıfta neleri nasıl yapacağız diye faaliyetler, adamlarımızı nereye nasıl yerleştireceğiz çalışmaları yaparlar ama kendi evlerini yaparlarken lavaboyu, ayak yıkaması olmayan Red Kit’in veya Kovboy’un göğsüne gelecek şekilde yapar.
Ateist profesörümüz, namaz kılan anne ve babasının nasıl rahat abdest alacağını hatırından geçirmez ama onların hatırını kırmamak için kendini yorar.
Yeni bir köy, yeni bir şehir kurarken, biri camisiz olmaz, öbürü kulüpsüz olmaz, bir diğeri meyhanesiz olmaz derler ve orada Müslüman’ın nasıl rahat edeceği hatıra gelmez.
O makama “benim adam gelsin yeter” mantığı hepsinde aynı.
Program ise, kalıplanmamıza göre işler.
En üst perdeden örnek verelim:
Milletvekili seçimini kazanan, İslamcı, milliyetçi, sosyalist, komünist, LGBT’ci… hepsi Meclis’te standart kalıpların dışına çıkmayacağız anlamında Andı içiyorlar.
İnşaatçılıktan başladık.
Sevgili Peygamberimizin Medine’ye hicretinde ilk faaliyetlerinin başında mescit yapmak gelir.
Kendi evinin duvarıyla mescidin duvarı aynıdır.
Yani Devlet Başkanı’nın duvarı mescide bitişik.
Hac veya umrede hiç bu aklınıza geldi mi?
Devlet Başkanlığı binası, merkez caminin duvarına bitişik olmalı dediniz mi?
Mescidin bir tarafında Ashab-ı Suffa/yatılı öğrenciler kalır.
Mescidin ön tarafı halkın toplanma yeri… gibi mescit hayatın merkezindedir.
İstanbul’daki Fatih Camii’ne gittiğinizde, namazdan çıktıktan sonra etrafını dolaşıp kaç tane yolun camiye çıktığını bir sayın.
En azından on tane yol çıkar.
Şu anda Irak sınırları içinde kalan Küfe şehri, ilk defa Hazreti Ömer döneminde ilim üssü olarak kurulan bir şehirdir.
1388 yıl önce sıfırdan bir şehir kuruluyor.
Plan Hazreti Ömer’e ait.
Uzun bir düz arazi üzerinde bir Küfe/tepeleşen yer varmış.
Konya Ovası’nda görülen höyükler gibi bir şey tahminim.
Orasının üzerine iyi bir okçu çıksın ve dört tarafa ok atsın. Okların düştüğü yerden itibaren evler yapılsın.
İnternete sordum, ok atmada rekor 846 metreyle bir Osmanlı kemankeşine aitmiş.
Sahabenin attığı okun kaç zira’ olduğunu öğrenemedim.
Biz, çağdaş çıtkırıldım, nazik insanlar olarak beş yüz metreden hesap edelim.
Küfe Cami’nin kıble tarafına valilik binasının yapılmaması, yani Müslümanların kıble ile arasına bir devlet gölgesinin bile girmemesi.
Mescidin arka tarafında beş yüz metre gerisine valilik konağının yapılması.
Eğitim kurumları, idari binalar ve gerisinde de halkın evleri.
Günümüzde bunu şöyle alabiliriz;
Yeni kurulan köy ve şehirlerde cami, merkeze konulmalı.
Caminin etrafında köy ve şehrin nüfusuna göre açıklık bırakılmalı.
Bütün yollar, camiye çıkacak şekilde yapılmalı.
Muhtarlık binası, caminin arka tarafına, okul sağ tarafına, sağlık ocağı yine camiyi görecek şekilde cami etrafına yerleştirilmeli.
Şehirlerde emniyet müdürlüğü veya amirliği camiden görülebilecek şekilde olmalı ama caminin ön tarafında olmamalı.
Köy ve şehir gibi büyük olan bakanlıklar da, yeniden bir bina yapmak isterlerse onlar da cami merkezli yapmalılar.
Bakanlıklardaki merdiven altı camiler hiç de hoş değil.
Dünyanın en seçkin havaalanı olan İstanbul Havaalanı’na yapılan cami, havaalanındaki görevlilerin namaz kılıp işlerine dönebilecekleri bir yerde değil.
İstanbul Havaalanı’nda merkeze, ülkeyi temsil edecek bir cami konulsaydı, etrafına, “Asya kapısı, Avrupa kapısı, Amerika kapısı” gibi bütün kapılar camiden görülebilecek şekilde, ülkeden çıkan ve girenin camiyi görebileceği şekilde olsaydı…
Cami yapılırken ilk ve birinci derecede kıblesinin düzgün olmasıdır.
Taksim Camii’nde ise görüntü esas alınmış, binanın kıbleye uygunluğu değil, bitişiğindeki eski maksem duvarına göre ayarlanmış caminin ana gövdesi.
Ehh, Belçika’da büyüyen, eğitimini Belçika’da alan bir mimar için bu normal olur ama yaptığı eser yüz yıl sonra bile, “Bunu kim çizdi, kim yaptı, kim onayladı?” gibi sorular cami ayakta kaldığı sürece devam edecektir.
Camiye girince namaz kıldığınız kıble doğrudur.
Namazınızdan şüphe etmeyin ama Taksim Meydanı’ndan camiye yeniden bakın ve benim dediğimi görün.
İslami şuur yetmez, İslami bilgi ve amel şart.
Not: Taksim Camii konusunu, üç tane mimar mühendisle bir saat kadar konuştuktan sonra yazdım.
Yaptıranından, ustalarından, işçilerinden, hattatından, tezhipçisinden, emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER - 18 Haziran 2026
  • HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ, RAHMETLİSİ OLUR - 10 Haziran 2026
  • ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM - 08 Haziran 2026
  • FATİH'İN FETİHNAME'SİNİN TAM METNİ - 25 Mayıs 2026
  • HERKESE HİTABIMDIR - 16 Mayıs 2026
  • GÜÇLÜ DEVLET OLMAK NEDİR? - 07 Mayıs 2026
  • İMAN TAZELEYELİM - 18 Nisan 2026
  • KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM - 26 Mart 2026
  • EĞLENİYORLARMIŞ - 18 Mart 2026
  • BİZ AYRILAMAYIZ - 14 Mart 2026
  • MÜSLÜMANIN HER SANİYESİ İBADETTİR - 09 Mart 2026
  • DEĞERLİ OLANIN DÜŞMANI ÇOK OLUR - 03 Mart 2026
  • YÖRÜK OĞLUNUN BAŞARISI - 26 Ocak 2026
  • NE OLACAK? - 27 Aralık 2025
  • KENDİNİZE YAZIK EDİYORSUNUZ - 19 Aralık 2025
  • KORKUYU KORKUTMAK GEREK - 08 Aralık 2025
  • PAPALAR SEMBOLİKTİR - 02 Aralık 2025
  • ANTİKALAR VE İNSANLAR - 27 Kasım 2025
  • HEPİMİZ "ÇIPLAK UYARICIYIZ" - 22 Kasım 2025
  • SUYUMUZU BULANDIRAN ARANIYOR - 11 Kasım 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 59
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER
MAHMUT TOPTAŞ
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER
YOL
GÜNDOĞDU YILDIRIM
YOL
SULTAN AKBULUT
SULTAN AKBULUT
BİR YILI DAHA ESKİTTİK
ULVİ EMRE
ULVİ EMRE
EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI METNİ
HASAN BARAN
HASAN BARAN
KÖKSÜZ KALMAK
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MİSAFİR KALEM
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MUSTAFA UYSAL
MUSTAFA UYSAL
GARANTİ...
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
YUNUS TURAN
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
OSMAN NURİ KOÇAK
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
MUZAFFER CAN
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
Yılın son kahvesi
ÇOBAN ATEŞİ
Yılın son kahvesi
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
AHMET KÜÇÜKCİCİBIYIK
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
MUZAFFER KARAOĞLU
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
Çok Okunan Haberler
Karaman’ın Duaları Karşılık Buldu: Merve Öğretmen Yoğun Bakımdan Çıkarıldı
Karaman’ın Duaları Karşılık Buldu: Merve Öğretmen Yoğun Bakımdan...
Jandarma Teşkilatın’dan Vali Çiçek’e 187. Kuruluş Yıl Dönümü Ziyareti
Jandarma Teşkilatın’dan Vali Çiçek’e 187. Kuruluş Yıl Dönümü...
Karaman'da Semt Pazarlarında Yaz Bereketi
Karaman'da Semt Pazarlarında Yaz Bereketi
Ana Sayfa
EĞİTİM
EKONOMİ
GÜNCEL
İLÇELER
KÜLTÜR-SANAT
ÖZEL HABER
SAĞLIK
SİYASET
SPOR
VEFAT EDENLER
ASAYİŞ
YAŞAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Doğal Ürünler

Yeni Slow Radyo