• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • İLÇELER
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ÖZEL HABER
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • VEFAT EDENLER
  • ASAYİŞ YAŞAM
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. MAHMUT TOPTAŞ
  3. Dalton Kardeşler Ölürse Film Biter
Yayınlanma: 19 Şubat 2020 - 14:03

Dalton Kardeşler Ölürse Film Biter

19 Şubat 2020 - 14:03
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Dalton Kardeşler Ölürse Film Biter
MAHMUT TOPTAŞ

Jandarma eri olarak eksiksiz 24 ay askerlik yaptım.

Askeri lisede ve harp okulunda ders almadığımdan savaş zamanında nelerin nasıl yapılacağını bilmem.

Politikanın içinde yarım günüm bile geçmediğinden alavere, dalavere bilmem.

Onun için Batı kurallarına göre şekillenen ülkelerin saldırı ve savunma taktiklerini de bilmem.

Suriye konusunu konuşanların yanında dilsiz kalırım.

İşin içinde değilim. Bize bilmemiz gerekeni söylüyorlar.

Televizyonlarda tartışanlar da iki tarafa ayrılmışlar,

a) Takımı, hükümetin görüşü doğrultusunda konuşuyor ve herkes okuduğu okulun dili ile hükümetin politikasını anlatıyor.

b) Takımında olanlar da muhalefetin görüşlerini delillendirmeye çalışıyorlar.

Hiçbirinin kendine ait bir görüşünü görmek veya duymak mümkin değil.

Tartışmayı dinleyenlerin ikinci günü dükkân, daire, kışla, karakol, büro, kahvehanede de konu aynı olduğundan aynı sözleri herkes kendi anladığı kadarıyla anlatırlarken biri bana soruverdi:

“Neden Beşşar Esed’i öldürmüyorlar?”

12 yaşından beri Kur’an okumaya ve onu anlamaya çalışan biri olarak, kültür kabımın içine baktığımda yüzde yetmiş beş veya seksenin laik kültürle dopdolu olduğumu gördüğümden cevabım da yine o kültürden kaynaklandığından şöyle dedim:

“Red Kit çizgi filmi yüzün üzerinde bölüm olarak oynadı ama Red Kit de ölmedi, Dalton kardeşler de ölmedi.

Red Kit ölürse, film biter.”

“Bizim” demeyeyim, “Benim” diyerek konuşayım, “Benim savunma ve savaş kültürüm, hayatım boyunca duyduklarım ve gördüklerimden oluştuğundan, onlar da hep Batı kaynaklı olduğundan, Batı da sömürerek semirdiğinden, kendine boyun eğenleri ayakta tutar.

Fransızlar, Maraş ve Antep’in yiğit çocukları karşısında çekilmek zorunda kaldıklarında, Fransızlar, kendilerine koşulsuz boyun eğenleri büyüterek gittiler.

Baba Hafız Esed, kırk yaşına gelince 1970 yılından 2000 yılında ölünceye kadar Suriye’yi yönetme hakkını ona verdiler.

O da, her sene halkın yüzde yetmiş beşini oluşturan Müslümanları, kendi yüzde onluk Nusayri’siyle yönetmeye devam ederken, ağababalarını memnun etmek ve yönetimde kalmayı sağlamak için elli yılda elli binin üzerinde Müslüman’ı şehit ederken yüz binlercesini de muhacir yaptılar.

Amerika sömürgenleri ile Rus sömürgenleri çıkarları çatıştığı için birbirlerine karşı olmakta samimiler ama iktidar yüzde yetmiş beşin eline geçmemesi, yüzde onluk kişilerin elinde kalması için bütün sömürgenler birleşebiliyorlar.

Benim beynimin yüzde yetmiş beşi çağın kültürüyle dolu ama gönlümün içine sokmamak için her gün özel gayret ederim.

Ben cevabımı size gönlümden vereyim:

Bedir Harbi’nde, 313 kişilik ashab-ı kiram, Sevgili Peygamberimizin komutasında, 950 kişilik Mekke kâfirlerine karşı galip gelmişler.

Mekke parlamentosunun güçlü üyelerinden Ebu Cehil, Ümeyye bin Halef gibi önderleri de öldürülmüş.

Sevgili Peygamberimiz, Zeyd bin Harise ile Abdullah bin Ravaha’yı müjdelemek için Medine’ye önden göndermiş.

Onlar Medine’ye varıp müjdeyi verince, Beni Nadr Yahudilerinden Ka’b bin Eşref, atına atladığıyla Mekke’nin yolunu tutar.

Yolda konakladığı her yerde kâfirler tarafından saygıyla karşılanan ve uğurlanan Ka’b, her konduğu yerde İslam ve Peygamberi hakkında ağza alınmayacak sözler söyler, Ebu Cehil ve diğer ölüler için ağıtlar/mersiyeler yakar ve onları kışkırtırmış.

Mekke’ye varınca da bunları tekrarlar ve Mekke’de kalan Müslüman kadınları diline dolar, Sevgili Peygamberimiz ile alay edermiş.

Söyledikleri ve yaptıkları Sevgili Peygamberimize ulaşınca, Sevgili Peygamberimiz:

“Allah’a ve Resulüne eziyet eden, Ka’b bin Eşref’in hakkından kim gelir?” deyince, Muhammed bin Mesleme ayağa kalktı ve “Onu öldürmemi ister misin ya rasülellah” der ve “Evet” cevabını alınca yanına aldığı iki arkadaşıyla Yahudilerin lideri durumunda olan Ka’b’ı kalesinin içinde öldürürler. (Buhari, sahih, K. Meğazi, bab, Katlü Ka’b bin Eşref 15).

Dünyanın otuz kadar zengininin elindeki sermaye sekiz milyarın elindekinden fazlaymış.

O otuz kadar insan, onların gözünde sekiz milyar insandan daha değerlidir.

İki yüz ülkenin yöneticileri de sekiz milyardan değerlidir.

Irak’ta bir buçuk milyon Müslüman’ı öldürdüler ama işgal esnasında Amerikalıların tarafında olan Saddam’ın subayları korunma altındadırlar.

Suriye’de yüzde yetmiş beş Müslümanların tamamı öldürülse, ancak petrolde çalışacakları için üzülebilirler.

O semirgen ve sömürgen kâfirlerin gözünde, şeytana tapanlar, maymuna tapanlar, totemi yılan olanlar, kartala tapanlar, yani her türlü kâfir daha değerlidir.

Rabbimiz bunu şöyle haber verir:

“Kitaptan biraz pay verilenleri görmedin mi? Puta ve Allah’a baş kaldıran put adamlara iman ediyorlar ve kâfirler için: ‘Bunlar iman edenlerden daha doğru yolda’ diyorlar” (Nisa süresi ayet 4/51).

Myanmar’da on binlerce Müslüman’ı öldüren, yüz binlercesini evinden yurdundan eden Budist yönetici Ang San Su Çi, Myanmar’da Dışişleri Bakanlığı, Hükümet Başdanışmanlığı, Eğitim Bakanlığı, Enerji Bakanlığı yapan “Myanmar’da Rohnigya Müslümanlarına, işkence, taciz, tecavüz yapılmadığını” söyleyen Başbakanlığı da kazanan ama makamına oturamayan hanıma, Nobel dâhil Batı’nın bütün önemli kurumlarının ödül vermesi neyin nesi.

Yüz binlerce Müslüman’a karşı bir tek kâfir kişiyi tutma refleksidir bu.

Suriye’de bütün dünyadan gelen Müslümanlar ölsün ama bizim köle ölmesin mantığını uyguluyorlar.

Rabbimizin gönderdiği, Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği ve hem sözlü olarak hem yaşayış olarak açıkladığı Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde,  hiçbir ırkın, rengin, bölgenin, sosyal farklılığın üstünlük sebebi olmayacağını haber verir ve insanların kanını oluk gibi akıtan, milletleri, toplumları birbirine düşüren yöneticilerin halkını değil, yöneticilerinin cezalandırılması gerektiğini şöyle haber verir:

“Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur. Belki vazgeçerler” (Tevbe süresi ayet 9/10).

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ, RAHMETLİSİ OLUR - 10 Haziran 2026
  • ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTELİM - 08 Haziran 2026
  • FATİH'İN FETİHNAME'SİNİN TAM METNİ - 25 Mayıs 2026
  • HERKESE HİTABIMDIR - 16 Mayıs 2026
  • GÜÇLÜ DEVLET OLMAK NEDİR? - 07 Mayıs 2026
  • İMAN TAZELEYELİM - 18 Nisan 2026
  • KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM - 26 Mart 2026
  • EĞLENİYORLARMIŞ - 18 Mart 2026
  • BİZ AYRILAMAYIZ - 14 Mart 2026
  • MÜSLÜMANIN HER SANİYESİ İBADETTİR - 09 Mart 2026
  • DEĞERLİ OLANIN DÜŞMANI ÇOK OLUR - 03 Mart 2026
  • YÖRÜK OĞLUNUN BAŞARISI - 26 Ocak 2026
  • NE OLACAK? - 27 Aralık 2025
  • KENDİNİZE YAZIK EDİYORSUNUZ - 19 Aralık 2025
  • KORKUYU KORKUTMAK GEREK - 08 Aralık 2025
  • PAPALAR SEMBOLİKTİR - 02 Aralık 2025
  • ANTİKALAR VE İNSANLAR - 27 Kasım 2025
  • HEPİMİZ "ÇIPLAK UYARICIYIZ" - 22 Kasım 2025
  • SUYUMUZU BULANDIRAN ARANIYOR - 11 Kasım 2025
  • MÜMİNLER HER SÖZÜ DUYARLAR, EN GÜZELİNE UYARLAR - 05 Kasım 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 59
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ, RAHMETLİSİ OLUR
MAHMUT TOPTAŞ
HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ, RAHMETLİSİ OLUR
YOL
GÜNDOĞDU YILDIRIM
YOL
SULTAN AKBULUT
SULTAN AKBULUT
BİR YILI DAHA ESKİTTİK
ULVİ EMRE
ULVİ EMRE
EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI METNİ
HASAN BARAN
HASAN BARAN
KÖKSÜZ KALMAK
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MİSAFİR KALEM
İÇİMİZDEN GELMEDİ, İŞİMİZE GELMEDİ
MUSTAFA UYSAL
MUSTAFA UYSAL
GARANTİ...
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
YUNUS TURAN
YAZGIMIZ SİNEK KOVALAMAK MI?
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
OSMAN NURİ KOÇAK
ÇUKUR, SU UÇTU ŞELALESİ
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
MUZAFFER CAN
PROF. DR. İBRAHİM CEYLAN'I KAYBETTİK
Yılın son kahvesi
ÇOBAN ATEŞİ
Yılın son kahvesi
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
AHMET KÜÇÜKCİCİBIYIK
Marka Kent ve Niğde İzlenimlerim
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
MUZAFFER KARAOĞLU
PEKİ..! BU OLAYIN TEK SUÇLUSU CANİ MİDİR?
Çok Okunan Haberler
Karaman Kent Konseyinden Vali Çiçek'e Ziyaret
Karaman Kent Konseyinden Vali Çiçek'e Ziyaret
İl Müdürü Bulut, Merkezin En Uzak Köylerinde Üreticilerle Buluştu
İl Müdürü Bulut, Merkezin En Uzak Köylerinde Üreticilerle Buluştu
KMÜ Edebiyat Fakültesi Öğrencileri Görkemli Törenle Mezun Oldu
KMÜ Edebiyat Fakültesi Öğrencileri Görkemli Törenle Mezun Oldu
Ana Sayfa
EĞİTİM
EKONOMİ
GÜNCEL
İLÇELER
KÜLTÜR-SANAT
ÖZEL HABER
SAĞLIK
SİYASET
SPOR
VEFAT EDENLER
ASAYİŞ
YAŞAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Doğal Ürünler