Kur’an-ı Kerim’de “Ve min ayatihi…” diye başlayan ayetlerde yerin, göğün, güneşin, ayın, gök gürlemesinin, rüzgârların esmesinin yağmurların yağmasının, gecenin, gündüzün hepsinin Allah’ın ayetleri olduğunu haber verir.
Biz tabiat ayetlerine uyduğumuz oranda tenimiz sağlıklı kaldığı gibi, Kur’an’daki şeriat ayetlerine de uyduğumuz oranda toplumsal kaynaşmamız sağlıklı olur.
Yoksa yalnız ekonomik hayatı düzletmekle sağlıklı toplum sağlanamaz.
İsveç’in başbakanı öldürüldü.
Norveç’in en eğitimli adamı, kendi halkında ellinin üzerinde insanı beş dakikada öldürüverdi…
Amerika’nın en seçkin başkanları, dünyada adam öldürmeleriyle gündemde kalabiliyorlar.
“Zenginlik” anlatılırken dünyanın ortak örneği Karun’dur.
Karun hazineleri üzerine çekilmiş onlarca film vardır.
Şiirlerde, “Karun kadar malın olsa ne fayda” denmiş, makalelerde, romanlarda zenginliğin sembolü hep Karun olmuştur.
Ne olmuş sonunda?
Malının içinde geberip gitmiş.
Malı, kendine kabir olmuş.
Sağlığında Karun’un süslü hayatını görenler:
“79-(Karun, bir gün) kavminin karşısına ziyneti içinde çıktı. Dünya hayatını isteyen-ler “Keşke Karun’a verilenlerin benzeri bizim de (olsaydı). Şüphesiz o büyük pay sahibidir” dediler.
80-Kendilerine ilim verilenler, “Yazıklar olsun size, iman edip salih amel işleyene Allah’ın sevabı daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.
81-Karun’u ve yurdunu yerin dibine batırıverdik. Allah’tan başka ona yardım edecek hiçbir topluluk olmadı. Kendini kurtarabileceklerden de değildi.
82-Dün onun yerinde olmayı isteyenler; “Vay be! Demek Allah dilediğine rızkı bol veriyor, dilediğine dar veriyor. Eğer Allah, bize lûtfetmemiş olsaydı bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay be! Demek ki kâfirler felah bulmazlar” dediler.
83-İşte bu âhiret yurdunu biz, yeryüzünde kibirlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyenlere veririz. Sonuç muttakilerindir” (Kasas süresi ayet 28/79-83).
Karun, yerin dibine batırılıverir. Onun ve ona o imkânları tanıyan kral Firavun’un helakini görenlerin birçoğu Müslüman olurlar.
Rabbimiz onların hayatlarını haber olarak verirken gücün, paranın, saltanatın yanında değil, doğrunun, güzelin, iyinin yanında yer almamızı ister.
En zalim kral Firavun. Onun varisi olmayı hiçbir zaman istemeyelim çünkü iki dünyasının da kötü olduğu haber verilir.
İnkâr eğitiminin sağladığı kölelik sisteminin öğreticilerinin başkanı olan Haman’ın mirasını da taklit etmeyelim.
Krala yakınlıkla elde edilen Karun kazancını da hem kendimize hem çocuklarımıza yedirmeyelim çünkü cehennemde o yediklerimiz ateşimiz olacaktır.
Zaman alsa da, başarılı olanlar Hak yolunda olanlardır.
Nuh aleyhisselam, yeni bir İslam toplumu oluşturdu.
Nemrut gibi güçlü krala karşı hakkı söyleyen İbrahim aleyhisselam başardı.
Firavun gibi hâlâ zalim gücünü dünyaya gösteren anıtların sahibi karşısında iki peygamber Musa ve Harun aleyhisselamlar başarılı olmuşlardır.
Şu anda dünya genelinde en fazla horlanan Müslümanların sahip olduğu dinin en fazla yayılma gösterdiğini, horlayanların araştırmaları göstermektedir.
Çekilen çileler!..
Burası dünya. Asfaltı delip çıkan, kayaları çatlatan,
Gülen yüzüyle size mutluluk saçan,
Yol kenarındaki çiçeklerin nasıl gün yüzüne çıktıklarını,
Asfaltın karanlık dünyasında o zayıf gibi görünen kökleriyle yer çekimine uyup aşağılara kök salması,
Filizleriyle gök çekimine uyup ışığa doğru yol alması,
Işığa giden yolda engel tanımaması,
Güneşle kucaklaştıktan sonra acılarını kimseye söylemeden dünyaya katkı sağlaması bizim örneğimiz olsun.
Rabbimizin bize miras olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerim’e ve onu nasıl anlayıp uygulayacağımız konusunda “güzel örneğiniz” dediği sünnet mirasını dünyaya değişmemeye dikkat edelim.
Buna dikkat eden ecdadımız, dünyayı da yönetmişler.






