ACİLEN YAPILACAK İŞLER
Mahmut TOPTAŞ
1- İMAN
Emelimizin, arzumuzun, mefküremizin, idealimizin sınırı kabirde biter.
Biz bu saydıklarımızın hepsine sahip olduğumuz gibi sonsuz hayatımızı da içine alan imanımıza sahibiz.
Genç ihtiyar, kadın erkek herkese lazım olan iman üzerinde acilen durulmalı.
Okullarda iman esaslarına ağırlık verilirken veliler için de bilgilendirme toplantıları yapılmalı.
Rabbimiz buyurur:
وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَأَنْتُمُ الْأَعْلَوْنَ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ
“Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer mü'min/imanlı iseniz mutlaka en üstün sizsiniz.” (Al-i Imran süresi ayet 3/139)
2- TAKVA VE DİRENÇ
İmanlı, istikrarlı, arzulu insanlarımız için imanının gereği olan amel-i salihi yerine getirerek İslam’a göre yaşamayı anlatan takva ve o takva halini devam ettirecek sabır/dirence sahip olmalı.
Rabbimiz bizi uyarıyor:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًا وَدُّوا مَا عَنِتُّمْ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاءُ مِنْ أَفْوَاهِهِمْ وَمَا تُخْفِي صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْآَيَاتِ إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ
“Ey iman edenler, kendinizden aşağı olanı (kâfirleri) sırdaş edinmeyin. Onlar size kötülük yapmada kusur etmezler. Sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların (size olan) kinleri ağızlarından taşmaktadır. Göğüslerinin gizlediği ise daha büyüktür. Size ayetleri açıkladık eğer akıl eder¬seniz.
هَا أَنْتُمْ أُولَاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّهِ وَإِذَا لَقُوكُمْ قَالُوا آَمَنَّا وَإِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْأَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
“İşte siz, onlar sizi sevmezken onları seven ve kitapların hepsine iman edenlersiniz. Onlar size rastladıklarında "İman ettik" derler. Yalnız kalınca da size olan kinlerinden parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: "Kininizle geberin" şüphe¬siz Allah gö¬ğüs¬lerdeki özü hakkıyla bilir.
إِنْ تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْ وَإِنْ تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُوا بِهَا وَإِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْئًا إِنَّ اللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ
“Size bir iyilik dokunsa onları tasalandırır. Size bir kötülük dokunsa onunla neşelenirler. Eğer sabreder ve sakınırsanız onların hilesi hiçbir şeyle size zarar veremez. Şüphesiz Allah yaptıklarını kuşatmıştır.” (Al-i Imran süresi ayet 3/118-120)
3- YARIŞ
İmanlı, emelli, istkrarlı, takvalı ve sabırlı neslin insanlığın cehenneme gitmemesi için dini hayatı dünya insanına tebliğde ve İslam düşmanlarından kendisine zarar vermek isteyenlere haddini bildirmek için öne geçmede yarış yapmaları gerekir.
Buyurun, Rabbimizin dinleyelim:
سَابِقُوا إِلَى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ أُعِدَّتْ لِلَّذِينَ آَمَنُوا بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ ذَلِكَ فَضْلُ اللَّهِ يُؤْتِيهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ
“Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği gök ile yer genişliği gibi olan, Allah'a ve peygamberlerine iman edenlere hazırlanan, Cennete doğru ya¬rış yapınız. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bir lütufdur. Allah büyük lütuf sahibidir.” (Hadid süresi ayet 57/21)
وَالسَّابِقُونَ الْأَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ وَالْأَنْصَارِ وَالَّذِينَ اتَّبَعُوهُمْ بِإِحْسَانٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَأَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي تَحْتَهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
“Muhacirlerden ve Ensar’dan önde gidenler ve iyilikle onlara uyanlar, Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Onlar için, içinde ebediyen kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük başarı budur.” (Tevbe süresi ayet 9/100)
وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَ
(İman, amel ve her hayırlı işte) öne geçenler
أُولَئِكَ الْمُقَرَّبُونَ (11)
11- İşte bunlar (Allah'a) yaklaştırılanlar.
فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ (12)
12- Naim Cennetlerindedirler.” (Vakıa süresi ayet 56/10)
4- GÜÇ
Haklının güçlü de olması gerekir.
Okullarda Beden Eğitimi Öğretmenlerine yeni görevler verilmeli.
30/11/2015/tarihli Milligazete’deki yazım okunabilir.
Rabbimiz, gücün çağa göre değişeceğini bildiğinden “Kuvvet hazırlayın” buyurmuş:
وَأَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدُوَّ اللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَآَخَرِينَ مِنْ دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ اللَّهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ
“Onlara gücünüz yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın ki onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı, Allah'ın bildiği, sizin bilmediğiniz (düşmanları) ve onlardan başkalarını korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız size tam olarak verilir. Ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.” (Enfal süresi ayet 8/60)






