Reklam
  • Reklam
Buhari'deki Hadislere Göre Bayram
Reklam
Mahmut TOPTAŞ

Mahmut TOPTAŞ

Buhari'deki Hadislere Göre Bayram

08 Ağustos 2019 - 13:46

Erkekler için ipek olmamak kaydıyla, elbiselerimizin en güzel ve temizi giyilecek: “Ey Ademoğulları, her mescide varışınızda güzel elbiseleri­nizi giyiniz. Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü O, israf edenleri sevmez” (A’raf süresi ayet 7/31).

Bayram namazı kılınacak.

Kurban kesilecek. Bunu yapanlar sünnete uygun hareket etmiş olduğunu Sevgili Peygamberimiz:

“Bunları yapan, sünnete  uyumda tam isabet etmiş olur” buyurmuş (Buhari Sahih, K. Iydeny, bab 2).

Sevgili Peygamberimiz, bayram günü eşi ve bizim anamız olan Hazreti Aişe (Allah ondan razı olsun) ile evden kalkmışlar, Habeşli siyahîlerin “mızrak-kalkan” günümüzdeki adıyla “kılıç-kalkan” oyununu seyretmişler ve Sevgili Peygamberimiz onlara teşvik ve coşku vermek için:

“Erfideoğulları, haydin başlayın” demiş (Buhari Sahih, K. Iydeny, bab 1).

Ramazan Bayramı’nda namaza çıkmadan önce tatlı bir şey yemek sünnet iken Kurban Bayramı’nda namazdan sonra yemek sünnettir. Kurbanın namazdan sonra kesilmesi sünnet.

Namazdan önce kestiğini söyleyen Ebu Bürde bin Niyar’a, Sevgili Peygamberimiz:

“Namazdan önce kesen, kurbanını yeniden kessin” buyurmuş (Buhari Sahih, K. Iydeny, bab 5).

Namazdan önce kesilen sünnete uygun olmadığından etlik sayılmış.

Allah’ın kitabında, Sevgili Peygamberimizin sünnetinde yasaklanan veya emredilen şeyler için fazlalık veya eksiltme tarafına giden bid’at işlemiş olur ve her bid’at da dalalet/sapıklıktır.

Ebu Said el-Hudri’nin (Allah ondan razı olsun) anlattığına göre, Yezid’in Medine Valisi Mervan bin Hakem, bayram günü bayram namazından önce hutbe okumak için minbere doğru yürüyünce, Ebu Sadi, onun elbisesinden çekip yanlış yaptığına işaret etmiş ama o elbisesini Ebu Said’in elinden çekip almış ve  Mervan, hutbeyi okumuş. Ebu Sadi, “(Sünneti) değiştirdiniz vallahi” demiş.

Mervan da, “Bildiğin var, bilmediğin var” demiş.

Ebu Said, “Vallahi, benim bildiğim, bilmediğimden daha hayırlıdır” demiş.

Namazdan sonra Mervan, sünneti değiştirme gerekçesini, “Önce namazı kıldırırsam, cemaat tepki için hutbemi dinlemezler” demiş.

Bayram namazı kılındıktan sonra hutbe okunur (Buhari Sahih, K. Iydeny, bab 5).

Dikkat ediniz, cemaatten biri, valinin elbisesinden çekerek yanlış yaptığını söylüyor.

Valinin verdiği, “Bildiğin var, bilmediğin var” cevabı da bildik cevaplardan, “Bir bildiği vardır” gibi biri değil mi?

Cuma namazından önce hutbe okunur, sonra namaz kılınır.

Bayram namazlarında ise önce namaz kılınır, sonra hutbe okunur.

Cuma namazında ezan ve kamet getirilirken bayram namazlarında ezan ve kamet getirilmez.

Biz, kitap ve sünnete uyarız.

Günümüz Mervan’larının beynine kodlanan keyiflerine göre Kur’an-ı Kerim ve sünneti seniyyeyi güncelleme tarafına gitmeyiz.

Düşmanın saldırı tehlikesi olmadığı sürece bayram günlerinde harem mıntıkasında silah taşımak mekruhtur diyor Hasan-i Basri merhum (Buhari Sahih, K. Iydeny, bab 9).

Biz de bayram günlerinde buna dikkat edelim. Cumartesi günü başlayıp, Çarşamba günü ikindi namazı sonrasında sona erecek olan “Teşrik tekbirleri”nin fazileti hakkında Sevgili Peygamberimiz:

“(Zilhıcce’nin) ilk on günündeki ameller, (teşrik günlerindeki tekdirlerden) daha faziletli/üstün değildir” buyurmuş.

“Cihat da mı ya Rasülellah?”

“Evet, cihat da. Ancak canını ve malını tehlikeye atarak cihada çıkıp, can ve malını da (Allah yolunda) verip geri dönemezse o başka, (onun faziletini hiçbir şey geçemez) buyurur” (Buhari Sahih, K. Iydeny, bab 11).

Sevgili Peygamberimiz zamanında bayram namazı camilerde değil, geniş arazı üzerinde kılınırdı.

Bayram namazına kadınlar ve çocuklar da katılırdı. Osmanlı döneminde bu sünnete uymak için İstanbul ve büyük şehirlerde bayram ve Cuma namazı kılmak için meydanlar açılmış ve orada kılınmış.

Şimdiki Fatih ilçesine bağlı Kadırga Parkı aslında namazgâhtı. Kadıköy’de Selamiçeşme namazgâhı, Üsküdar Himmetzade namazgâhı gibi bütün İstanbul Müslümanlarını alacak kadar genişlikte “namazgâh”lar vardı. (Namazgâhlar konusunda, Mustafa Özdamar beyefendinin Kırk Kandil Yayınevi’nden yayınlanmış bir eseri vardır.) 

Çocuklar, kadınlar ve erkekler olarak on milyon Müslüman’ın, Taksim, Sultanahmet, Kadıköy gibi elli meydanda iki yüz biner cemaatle, bütün partilerin kaynaşarak, bütün fraksiyonların birleşerek, bütün renk ve ırkların aynı cepheye dönerek ibadet yaptığını, namazdan sonra meşru eğlencelerle eğlendiklerini ibadette ve eğlencede birleştiklerini düşünün.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar